Islam dini reform edilebilir mi?
Daha dogrusu Islam, tipki tarihte Hristiyanligin gectigi reform doneminden gecerek, caga uygun ve modern bir dini inanca donusturulebilir mi? Kisaca Musluman ulkeler, Hristiyan ulkeler gibi modernlesebilir mi?
Oncelikle Muslumanlarin kutsal kabul ettikleri ve ilahi olduguna inandiklari Kuran'a baktigimizda, Hristiyanligin temelini olusturan Yeni Ahit'tan kat kat daha fazla siddeti korukleyen teror ayetleri icerdigini gorebilmekteyiz. Muhammed'in gunluk maceralarinin, savaslarinin, anlasmazliklarinin ve hatta hanimlarinin nobet sirasinin dahi kaleme alindigi Kuran'in aksine, Incil daha cok mitolojik hikayelere dayali efsanelerin anlatildigi bir kitaptir. Peri masallarina inanmakta gucluk cekmeyen insanlar icin iyi ogutler icerir. Incil'in peygamberi Isa, gercekte yasadigi bile ispatlanamayan mitolojik bir evliya gibidir.
Islam ise bundan farklidir. Elbette Kuran'da da bu tur goz boyayici masal hikayeleri ve iyi ogutler mevcuttur. Fakat Kuran'in yazari mitolojik biri degildir. Gercekte yasamis oldugu gibi, hemen hemen tum hareketleri, faaliyetleri, sozleri ve davranislari kayitlara gecmistir. Musluman bilginler tarih boyunca adeta entellektuel masturbasyon yaparak eserlerinde Muhammed'i mucizevi bir insan gibi gostermeye calismislardir. Muhammed'in hayatinin hemen hemen her saniyesinin not edildigi Islami kaynaklar derin bir sekilde incelendiginde, Muhammed'in gercekte kana susamis bir psikopat oldugu ve bugune kadar yasamis narsisist diktatorlerden hic bir farki olmayan bir canavar oldugu surata bir şamar gibi gun isigina cikmaktadir. Muhammed, birakin evliya ya da peygamber olmayi, hayatinda karsilik beklemeden hic kimseye en ufak bir iyilikte bile bulunamayacak kadar karaktersiz ve bencil bir insandi. Ibn'i Hisam ve Ibn Sad'in kaleme aldiklari, Islam'in en eski ve en guvenilir siyer kitaplarinda anlatilan her bir iyilik ve comertlik hadiseleri bile kendi cikarina uygun politik nedenlere dayalidir. Ornek olarak Havazin kabilesinden soz edebiliriz.
Muhammed, Havazin kabilesine baskin duzenlemis, bir cok kisiyi oldurmus ve 6000'e yakin coluk cocugu, kadin ve masum insanlari esir etmistir. Kabilenin soz sahibi kisileri Muhammed'e gelir ve esirlerin bagislanmalari icin canavarin ayaklarina kapanarak yalvarirlar;
| Havazinliler, Resûl-i Ekrem Efendimizin süt annesi Halime'nin mensup olduğu kabile idi. Yani Allah Resûlüne dadılıkta bulunmuş bir kabile idi. Bunu ileri sürerek kendilerine lütufkâr davranılmasını, mal ve esirlerin geri verilmesini istediler.[1] |
Ustte ki kaynakta da soz edildigi gibi, Havazinliler yanlarinda son bir umut olarak, "belki kalbi yumusarda bizi affeder" dusunceleri ile Muhammed'in eski sut kardesi, Halime'nin kizi Şeyma'yi da getirirler. Muhammed'in haydutlarinin sert davranislarindan sikayetci olan Şeyma " "Bilin ki, ben Efendinizin süt kardeşiyim" diyerek kendini bir anda Muhammed'in onune atar. Şeymâ, "Yâ Muhammed! Ben, senin süt kardeşinim" deyince, Muhammed, "Bunu neyle ispatlarsın?" diye sorar.
Muhammed'in tetikcilerinin sertliklerinden dolayi korkudan eli ayagina dolanan zavalli kadincagizin aklina kucukken Muhammed'le aralarinda yasanan bir olay gelir. Seyma'nin aklina gelen bu olay, Muhammed'in kucuklugunde bile ne derece saldirgan bir cocuk oldugunu adeta gozler onune sermektedir. Seyma Muhammed'e sut kardesi oldugunu ispatlamak icin soyle der;
| "Omuzumda bulunan diş izi ile ki, onu sen ısırmıştın" [2] |
Bu olaydan sonra Seyma, Islami kabul ettigi icin serbest birakilir. Muhammed daha sonra mal ve esirlerini geri isteyen diger Havazinlilere soyle der;
| "Ben, tevbe edip gelirsiniz diye, ganimet ve esirleri bölüştürmeyi uzun bir müddet tehir ettim. Fakat siz artık çok geç kalmış sayılırsınız. Esirleri, mücahidler arasında taksim etmiş bulunuyorum. Onları size tekrar iâde etmem oldukça zor bir iştir" [3] |
Akabinde Allah'in iyilik ve hosgoru(!) peygamberi Muhammed, Havazinlilere utanmadan su akil almaz iki secenegi verir;
| "Bu konuşmasından sonra da onları iki şey arasında serbest bıraktı: İsterlerse mallarını, isterlerse kadın ve çocuklarını tercih edeceklerdi. "[4] |
Havazinliler elbette hic tereddutsuz kadinlarini ve cocuklarini tercih etmislerdi. Muhammed zaten Havazinlilerin mallarini tercih etmeyeceklerini bildigi icin bu tur iki secenek sunmus ve Havazinlilerin tum mallari ve esyalari Muhammed'e ve Muhammed'in eskiyalarina kalmisti.
Ardindan bizim Arap zübük ve business ortagi Allah, bu kadar cok mal ve ganimeti kendi menfaatleri icin nasil kullanabileceklerinin hesaplarini yaparlar. Ganimetlerden yuzde yirmi paylarini bir kenara cekerek, eskiyalara dagitilmasi gereken ganimetlerin bir kismini Mekkeli "zengin kafirlere" dagitirlar. Islam'da kisileri Islam'a isindirmak icin verilen inanc rusvetine "Müellefe-i kulup" denir. Muhammed ozellikle Mekkeli zenginlerin kendisine isinmalarini saglayabilmek icin surekli tesvik primi vermistir.
Bu durumdan haberdar olan Musluman capulcular arasinda kiyamet kopar;
| Huneyn gazvesinde elde edilen ganimeti, Allah Resûlü, kalplerini İslâm'a ısındırmak istediği bazı şahıslar arasında taksim etmişti. Bu, Ensar gençleri arasında bir dedikodu vesilesi oldu. Evet, bilhassa gençler, böyle bir taksimi hazmedememiş ve: "Daha kanları kılıçlarımızdan akıyor; halbuki ganimet onlara veriliyor" demişlerdi. Übade b. Samit de, Allah Resûlü'ne gelerek bu durumu olduğu gibi haber vermişti. Allah Resûlü ona: Sen ne düşünüyorsun? diye sorduğunda, o: "Ben de onlardan bir ferdim" demişti. Durum gayet kritikti. Derhal bir çare bulunmalıydı. [5] |
Sonrasinda bizim Zübük, kaynakta anlatildigina gore bu meseleyi de ışıklar saçan fetanetiyle(!) gayet rahat bir şekilde çözüvermiştir;
| Allah Resûlü,sadece Ensarı içine alan bir toplantı tertip etti. Bu toplantıya Ensardan başka kimse alınmadı. Ayrıca, bu toplantının yapılış keyfiyeti ve toplantıda söylenen sözler Ensar üzerinde öyle müsbet bir tesir yapmıştı ki Allah Resûlü: İstemez misiniz herkes evine koyun, keçi ve deveyle dönerken, siz Resûlullah la dönesiniz? dediğinde, bütün Ensar sevinçten gözyaşlarını tutamamış ve ağlamıştı. [6] |
Kurnaz tokatci, zavalli Havazinlilerin tum suru hayvanlarini ve mallarini bir gunde ellerinden calip hayatlarini mahvettigi yetmemis gibi, birde ustune ustluk bir tokatta kendisi icin deliler gibi savasan budala eskiyalarina atmis ve calinti mallarin bir kismini zengin Mekkelilerin kalplerini Islam'a isindirmak icin kullanmistir. Muhammed'in eskiya tayfasi Ensar gencleri artik samimiyetlerinden mi aglamis, yoksa kendilerinin hic bir tesvik primi gormeden bedavaya kuru kuruna Muslumanligi kabul edislerinden mi, orasini Muhammed'in corap kuklasi Allah bilir. Koca Allah, nasil olurda para karsiligi kendisine yakinlasan bir insanin Muslumanligini kabul edebilir? Bunlar anlatilmasi gereken gizli, ama aci gerceklerdir. Eski Misir'da mumyalar tum mucevherleri ve degerli esyalari ile gorkemli bir sekilde mumyalastirilirdi.. Islami kaynaklarda tipki bu mumyalar gibidir. Muhammed'in yaptigi tum cirkin isler, suslu kelimeler ile gizlenir. Mucehverli sozlerle suslenip puslenir.
Islam dinini reform edebilmek imkansizdir. Islam dinini reform edebilmek icin oncelikle Muhammed'in reddedilmesi ve daha sonra Kuran'da yazili siddet ve nefret korukleyici ayetlerin cikarilmasi gerekir. Fakat kimsenin bunu yapabilme yetkisi yoktur. Ustelik Muhammed Allah'in agzindan Kuran'da soyle der;
| Maide 3. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm'ı seçtim. |
Kemal'e erdirilmis, yani eksiksiz ve kusursuz bir din nasil olurda gelistirilebilir? Manevi acidan kemal'e ermis bir dini kim, nicin degistirmek isteye bilir? Hayir, degistirilemez. Islami reform edebilmek, tipki Nazizm'i reform edip, daha insancil, irkci olmayan bir ideolojiye cevirmeye benzer. Isin komik tarafi, bu bile daha kolaydir. Cunku Naziler "Mein Kampf" kitabinin Tanri tarafindan gonderilmediginin bilincindedirler. Islam'i Nazizm'den bile daha tehlikeli kilan faktor budur. Her ikisi de insanligi tehdit eden tehlikeli ideolojilerdir. Nazizm'in tum amaci dunyevi oldugu gibi, odulleri de bu dunya uzerine kuruludur. Islam da ise bu farklidir. Islam'in tum amaci yine bu dunya uzerinde hukum surmek, fakat vaad edilen oduller ise olumden sonraki hayat icindir. Uyusturucu bagimli kisilerde her uyusturucu cekislerinde baska bir dunyalara gittiklerini anlatirlar. Muslumanlar dahil diger tum din inancina sahip kisilerinde beyinleri dini rituellerle uyusturulur. Uyusturucu bagimli kisilerin sagliklarina kavusmalari icin uyusturucuyu birakmalari gerekir. Yalanlar reform edilemez. Terkedilmeleri gerekir.
Muslumanlar arasinda bu reform'un arasira "degistimek" degilde, "uygulamamak" olduguda soylenir. Yani tabir'i caizse rafa kaldirmak. Peki hangi ayetlerin uygulanmasi ve hangilerinin rafa kaldirilmasi gerektigini Muslumanlara secme yetkisini kim veriyor? Sayet bu yetki, kisinin vicdanina ve sagduyusuna kalmis bir olay ise sizden farkli dusunen karsi tarafin yanlis oldugunu kim soyleyebilir? Kendi sayduyu anlayisi dogrultusunda iyi ve kotu arasinda dogru secimler yapabilen bir kisi icin din gercekten gerekli midir? Her insanin icinde manevi bir pusula mevcuttur. Bazi kisilerin pusulasi kisiyi kotu olmaya, bazilarinki ise surekli iyiye ve iyi olmaya yonlendirir. Bunun dinlerle hicbir alakasi yoktur. Kisinin hirsiz ya da katil olmamasi icin Kuran okumasi gerekmez. Aksine Kuran okuyanlarin bazilari iyi, bazilari ise bir gunde bebek olduren terorist bile olabilmektedir. Kisilerin bazisini iyi bir insan, bazilarini ise terorist yapan bir rehber, iyi bir rehber degildir. Kayboldugunuz bir vakit, geriye donmeniz icin size birden fazla yon tarifi yapan bir kisiye ne kadar guvenebilirsiniz? Sayet dogru yolu bulmak icin surekli kendi becerinizden ve kendi icgudusel dusuncelerinizden yararlanmak zorunda kaliyor iseniz, o halde sizi yanlis yola saptirabilme ihtimali olan bir rehberden yararlanmanin ne faydasi olabilir?
Kuran tamamiyle boyle bir kitaptir. Insanlik tarihinin gelmis gecmis en iyi narsisist kisi ornegi olan Muhammed, insanlari surekli kontrolu altinda tutabilmek icin Kuran'i her insanin kendisine gore benimseyebilecegi bir sekilde yazmistir. Sayet Musluman kisi zenginlige ve kadina susamis bir col bedevisi ise "vurun, kirin, oldurun" diyen bol ganimetli Medine surelerini kendisine ornek alirdi. Fakat Musluman kisi sayet sehirde yasayan egitimli bir Arap ise sevgi ve kardesligi savunan Mekke surelerini benimser ve bu ayetleri kendine ornek alirdi. Ustelik Muhammed'in yarattigi bu iki yonlu "beyin kontrolu" sistemi, Muhammed'in yasadigi zamanlarda bile inanirlar arasinda celiskilere neden olmakta idi.
Insanlar o gunden bu gune pekte degismedi. Iyi ve kotu insanlar her zaman var olacaktir. Su an gunumuzde bile kana susamis dunya liderleri mevcut. Islami ulkelerde su an hukum suren gaddar mollalarla gecmiste yasamis kan emici mollalarin farki nedir?
Muhammed'in isledigi ve islenmesine sebep oldugu vahsetler insanlik tarihinin tum vahsetlerini geride birakir. Siradan suc isleyen sabikali kisilerin Tanri ile isleri olmaz. Hatta sabikali kisilerin bazilarinin suc islerken vicdan azabi cektikleri bile bilinmektedir. Fakat psikopatlar asla ve asla vicdan azabi cekmezler. Onlar kendilerini oldurme yetkisi olan kisiler olarak gorurler. Bu isi Tanri ve Tanri'nin emirleri dogrultusunda yaptiklarini iddia ederler;
| "Tanrıya aracılık yaptığıma ikna oldum. Yahudilerle savaşarak onun emirlerini yerine getiriyorum. Tanrı'nın emirleri için savaşıyorum" (Hitler, Mein Kampf) |
Hitler'in sozlerini, Muhammed'in sozleri ile kiyaslayiniz;
Rad 31. Allah'ın emirleri yerine gelinceye kadar, inkâr edenlere yaptıkları işler sebebiyle devamlı olarak, ya büyük bir felaket gelecek veya o felaket yurtlarının yakınına inecektir. |
Biz insanlar iclerimizde iyi ve kotuyu ayirabilmemize yardimci olacak bir teraziye sahip canlilariz. Bu terazi Muslumanlarda calismamaktadir. Muhammed'in yoldaslari iyi ve kotuyu ayirt edemeyecek duruma getirildiler. Cunku bir insanin bu kadar cani ve gaddar olabilmesi icin kesin Tanri'nin elcisi olmasi gerektigine kendilerini inandirdilar. Normal bir insan bu kadar gaddar olamaz seklinde dusunduler. "Psikopat" kelimesi, o zamanin insaninin hic bilmedigi ve bilmeleri mumkun olmayan bir kelime idi. Ister istemez Muhammed'in peygamber olduguna kendilerini inandirmak istemislerdi. Cunku baska bir secenekleri yoktu. Muhammed, Muslumanlarin "tek gecim kaynagi" idi. Medine'de Muslumanlar Yahudilere calisan isci konumunda idiler. Yahudiler'in kiyimi ve Medine'den surulmelerinden sonra Yahudilere calisan Musluman Araplar Muhammed'in eline baka kalmislardi. Iscilikten baska hic bir mesleki yetenekleri olmayan Araplar, Muhammed'in onderliginde Arap yarim adasinda teror estiren ganimet avcilarina donusturulmuslerdi. Yaptiklari kotu islerin, isledikleri sucun onayini birbirlerinden almakta idiler. Her biri boslukta kaybolmus birer budala gibi aval aval birbirlerine bakip, "Bu kadar insan yanlis olamaz" diyorlardi. Bu mantik gunumuzde de aynen kendisini korumaktadir. Bu kadar insan nasil yanlis dusunebilir? Kultlerin ve tarikatlarin isleyis sekli budur. Tarikat uyeleri kendi benliklerini kaybederek sahip olduklari mantigi paketleyip tarikat liderinin onune koyarlar. Her bir uye tarikatin uzantisi ve tarikat liderinin disariya yansiyan goruntusu durumuna getirilirler. Islam'in kultist yapisi yuzyillardir degismedi. Bin dortyuz sene sonra bile kulte ilk adim attiginizda opucukler ve kucaklasmalarla karsilanirsiniz. Ayrilmayi istediginizde ise yine size opucukler veren, kucaklar acan kult uyeleri tarafindan hunharca oldurulursunuz.
Islam reform edilemez. Ancak terkedilir. Islami reform etmek demek, yalanlar uzerine insa edilmis bir binanin uzerine daha da cok yalan eklemek demektir. Bunca yalan uzerine kurulu bir bina nasil olurda kalici bir yapit olabilir? Tarihi yonden onemi olan bazi eski binalar vardir. Yikilmasina kimse razi olamaz. Ufak yenilestirme calismalari ile eski gorkem ve parlakligina donusturulebilir. Fakat bunu yapabilmek icin binanin temeli saglam olmasi gerekir. Temeli saglam olmayan binalar restore edilemeyecegi gibi, icinde yasayan insanlar icinde tehlike olustururlar. Ama guzel, ama aci tum hatiralariyla yikilmalari gerekir. Islam'i ayakta tutan tek sey Muslumalarin duygusal bagliliklaridir. Cokmeye yuz tutmus binadan bir an once cekilip kurtarilmalari gerekmektedir.
Referanslar
[1] Sîre, 4:132; Müsned, 4:327
[2] Sîre, 4:100-101; Taberî, 3:131-132.
[3] Sîre, 4:132; Müsned, 4:327.
[4] Sîre, 4:132; Müsned, 4:327.
[5] Buhârî, megâzî 56; Müslim, zekât 132-140;
[6] İbn Hişâm, es-Sîratü'n-nebeviyye, 5/177.
14 comments:
Bu yazdıkların içinde, benim en beğendiğim yazın oldu.
Harika olmuş gerçekten,son cümlelere ufak bir ekleme yapayım
bu çökmeye yüz tutmuş bina, içinde yaşayanlardan çok etrafına zarar veriyor malesef.
gerçekten hitlerden ne farkı var ki? daha önceki yazında da belirtmiş olduğun gibi korku ve yetiştirilme tarzı sayesinde en aklına güvendiğim insanlar bile bu saçmalıklara inanıyor. çünkü sorgulamıyorlar. bir zamanların cin peri hikayeleri akıl hastalıkları olduğunun anlaşılması gibi şu anda açıklayamadığımız evrenin oluşumu yakında tanrıya hiç ihtiyacımız kalmayacak şekilde BİLİMSEL yollarla açığa kavuşacak. o zaman da kuranda yazıyordu zaten diyecekler mi çok merak ediyorum
Ben dun aksam adsiz olarak yorum yaptim ama onaylamamissin sikiyorsa yayinla saat 20_30 4 agustos yani yayinla alcak erif
Sen nasıl bir insansın? Yanlıştasın demeyi hemen bir kenara bırakıp sana çok açık ve net bir yorumda bulunucam. Bu yorumuma cevap bul.
Madem bütün yazdıklarının bir delili var. Ve bu deliller İslam'ın kutsal ve büyük saydığı Kuran'ın ta kendisinden. Öyle değil mi? Kuran'ı biraz araştırınca zaten bütün gerçekler ortada değil mi?
Peki madem İslam, Allah, onun peygamberleri, onun inananları bu kadar haysiyetsiz, insan düşmanı, hitlerden farksız, ahlaksız, yalancı ve yamyamsa neden Kuran'ı kendi dillerince yazmadılar? Kuran'da yazanların hepsi yalan olamaz mı? Birilerine hoş görünsün iyi İslam iyi gösterilmiş olamamaz mıydı? Bu Kuran yalan söyleyemez miydi? Ameli kötü ve pislik üzerine olamaz mıydı? Hem onun üzerinden delil gösterirsin hem de susarsın, işte o zaman sen yalancısındır. Allah'a havale edilen birisin ve şeytanın bile bundan uzak durun bu bizden de fena dediği birisin tahminimce.
Senin sonun gelecek ve asrı saadet döneminin ve diğer bütün gerçeklerin farkına varacaksın.
asıl siz hastasınızz...
biri hakkındaa eleştiri yapabilrsinzz fakatt bunun sınırı var yanii siz resmen hakaret edyorsunuzz bu doğru değil siz bizimm incimizii kırıyorsunuz yazıkk sizinn içinn çokk üzülüyorumm...sizinn kalbinizz mühürlenmişşş ..o kafirlerin en başındaa yanacaksınızz bi aklınızz yokk bellii ...ama en yakın zmanda iyi olmanızı istermm...aklınız yerine gelir inş.. ölemdenn çünkü allah affedividirr ne kadar inkar edersen ett oo seninn kalbindekii güzellğiii anlarsaa affeder nedennn çıktın bu dindenn bu söylediklerin o kadar komikkii ...cehennemdee yanarkenn anlıcaksınn ....sizlerii yaratana böle hakaret etmeninn bedelii
tabikidee
ateşş ...siz kafirlerr siz boşuna yaşoıyorsunuzz....islamdakii o hayatıı senin beynin almazz bölee hakaret edemzsinn ....'la ilahe illallah muhammed der rasulallahh..'
aynı adres fakat kişi farklı...ismim eyül atatürkçü genç olarak sizin ve sizin gibilere sunu söylemek istiyorum Allah o kadar yüce ki ve sabredici ki sizin gibi kafir gözleri kör olmus insanları konusturuyo isyan etmesine izin veriyo çünkü ölümden önce belki Allaha tövbe eder kör olmus gözleri acılır diye...yazık ki sizin gibi düşünürlere ve yazık ki sizin gibi inkarcıların yasadıgı bi ülkede yasıyorum... her insan özgür düşüncesinde ama bu özgürlük Allaha ve onun peygamberine hakaretse eger dur demek lazım ve saygılı olmak lazım...sunu da biliyorum ki ahiret günü siz ve sizn gibi inkarcılar cehennem atesinde yanarken biz karsıda(ALLAH o kullarından etsin AMİN)cennetin en güzel yerinde sadece size üzülecegiz... size su an diyecegim ALLAH sizi islah etsin kör gözünüzü ve kararmıs mühürlenmiş kalplerinize merhamet versin...cok acıyorum size keske sizde KURanı okumaktan cok gercek huzurla anlayabilseniz o zaman gercegi ve yanlısı anlamıs olacaksınız... ALLAH affetsin...
Atatürkçü genç mi? Neden Atatürkçü,'sü... Hani tamam İslama inanıyorsunuz sizlere bazı şeyleri kabul ettirmek zor da bari Ulu önder'in adını kullanmayın kardeşim.
Atatürk'ün dogmatizm destekleyen tek bir sözü var mıdır? Bizim yasalarımız birilerinin dediğini sözde gaipten gelne yasalar değildir diyen Atatürk ise; sen bunun neresindesin; Fetullah Gülen tarafında mı?
aklınızı kullanınız varsa yukarıda yazılanlara itirazınız alın elinizi kitaplarınızı buraya yazın; bizler kim gerçek söylüyor anlayalım ama işi dogmatik kurallar bütün ile anlatarak bir yere varamazsınız ve ben hiç bir Atatürk'çünün aklı bir kenara bırakarak anasından babasından öğrendiği yarım yamalak din bilgisi ile ahkam kesebileceğini zannetmiyorum, eğer araştırmak yerine ahkam kesiyorsa; Atatürkçü değildir. Biz onlara rozet Atatürkçüleri diyoruz.
en azından islamın saçmalıklarını anlatmak suç değil (tehlikeli ama, cehennemde yanacaksın diye korkutmak da bambaşka tabi).
ayet yorumlamasini bilmeyen gerizekali insanlar cikmis burda birseyler yapmaya calisms. Sen burda kendi kafana göre yorumlayacağina git kuran tesfirlerini alda oku senin yorumladiqin ayetleri, alimler nasil yorumlamis, mantik denilen seyin sizde olmadiqini görüyorum dini kötülemek icin herturlu yoruma acik ayetleri kafana göre yorumlayip milleti caydirmak sen ataistsen kendine kardesm birak baskalarinin inandiqini kotulemeyi sen cok iyi biliosan senin inandiqin doqruysa birak biz böle huzurdayiz kardesm git kendine baska isler bul sen islam dinini tam kavrayamadiqin icin, mümin kardeslerimiz senin bu yazdiklarini okuyupta fikirlerini deqistirecek deqiller islami yasayan boyle sacmaliklarla oyalanmaz yani bosa uqrasiyorsunuz...
Muhtesem bir makale. Tesekkurler.
öncelikle aklına ve ellerine sağlık, çok başarılı bir yazı olmuş. bu yazında okuduklarımı beyinleri uyuşturulmuş insanlardan oluşan toplulukların içinde bağıra bağıra söyleyebilmeyi isterdim. şimdilik bu mümkün değil elbet, ama eleştirel düşünebilen akıllı insanların sayısı arttıkça, çok uzak değil - 10 yıl içinde din yalanlarını takip edenlerin sesleri kısılır, sıra bizim gibilerin konuşmalarına gelir.
hala çevremde duyduğum "islam barış dinidir" safsatasına inanmakta olan, islam dinine mensup olup da ölüm anı geliğinde süt ırmaklarının kenarında oturup sonsuz huzur ve mutluluk bekleyenlere öyle acıyorum ki...
bir o kadar acıdığım bir grup insancık var ki, onlardan bazıları yazdıklarının doğru olmasından aslında ne kadar çaresizce korktuklarını yazamamış, onun yerine yukarıdaki yorumlarında kendi inançlı yıllarının boşa gitmiş olmasını istemedikleri için senin ve benim gibileri sonsuz ateş ve acılarla korkutmaya çalışmışlar. sanırım bizim daha akıllı olmamız onları ölesiye korkutuyor:
akıllı olduğumuz ve çocuklarımızı böyle yetiştireceğimiz için...
çocuklarımızın da onların çocuklarından daha akıllı olup da kendi gelecek nesillerini susturabileceklerini bildikleri için...
boş bir hayal uğruna kendi kişisel yetilerini geliştirebilme içgüdülerini terk edip işlerini duaya bırakmış olduklarını kabul edemedikleri için...
biz kendi hedeflerimize kendi adımlarımızla ilerlerken, her şeyi allahtan bekledikleri için..
çok bekleyecekler gibi.
seni tekrar tebrik ediyorum bu cesur ve sağlam yazından dolayı.
güzel bir çalışma ama başkalarının da inancına saygılı olmak gerek...
brÇok güzel bir yazı, seni yerinde tespitlerinden dolayı kutluyorum. Sen ne kadar gerçekleri kafalarına çaka çaka göstermeye çalışsanda, bazılarının kutsal kitaplarında yazdığı gibi kalp gözleri mühürlenmiş sanırım, görememekte ısrar ediyorlar, eh tabi koyunlar ağıldan başka nereyi göreceklerdiki?
ÇOK YAŞA SEXY HURİ SENİ SEVİYORUZ.. BU GÜZEL HİZMETİN İÇİN SANA ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM...
Yorum Gönder